..Geçmişten gelen Malatya’ya ait ne varsa, adeta Malatya’dan intikam alırcasına bir bir yok edilerek Malatya’nın geçmişle olan tarihsel bağı koparılarak..
Mustafa Bahadır ALTAŞ
Yeminli Mali Müşavir
[email protected]
Türk Sineması'nın en bilindik adıyla Yeşilçam'ın seyircinin hafızasına yer etmiş efsane filmleri vardır. Bunlar arasında Malatyalı sanatçılar Kemal Sunal ile İlyas Salman'ın başrolunu oynadıkları "Kibar Feyzo" ile "Şekerpare" filmleri sosyal yaşam ve hiyerarşik düzenin toplumdaki yansımasının en güzel ifade edildiği yapıtlardır.
Geçtiğimiz günlerde Malatya basınında sıkça yer alan ve malatyahaber.com sitesindeki “Kernek Eski Nostaljik Görünümüne Kavuşacak” başlıklı haberi okuyunca, aklıma Kibar Feyzo filmindeki Kemal Sunal'ın o meşhur "Ağam bizimle eğlenir" repliği geldi. Kendi kendime, 'Selahattin reis bizimle eğlenir' demekten kendimi alamadım.
Bir de Malatya'da bilindik bir hamam hikayesi vardır: Hamama gelen bir müşteri her seferinde eşyalarının çalındığını söyler. Bu durumdan usanan hamam sahibi, bir defasında, kemer ve kravatı hariç o müşterinin eşyalarını saklar. Müşteri, yıkandıktan sonra giyinmeye geldiğinde durumu anlar; çaresiz bir şekilde kravatı boynuna, kemeri beline takar ve o an hamamda bulunan diğer müşterilere dönerek, "Allah için söyleyin ey millet, ben bu hamama böyle mi geldim?" diye sorar.
Bu yaşanmışlıkta da olduğu gibi, 'Allah için başkan, sen söyle; yapboz tahtasına dönen Kernek'in neresi eski Kernek'e benziyor?' Ya da hangi yeri size eski Kernek'i nostaljik olarak hatırlatıyor? Ya da yok olan Kernek Ruhunu, betonlaştırdığınız mekanın hangi noktasında yaşıyorsun!'.
Unutmayalım; mekânlar, her şeyden önce o yere ait tarihi ve kültürel dokuyu barındırması, taşıması ve yaşatması ile değer kazanır.
Geçmişten gelen Malatya’ya ait ne varsa, adeta Malatya’dan intikam alırcasına bir bir yok edilerek Malatya’nın geçmişle olan tarihsel bağı koparılarak Malatyalılık duygusu yok edilmektedir.
Yıkmaya yıkıyorsunuz, bari Malatyalılarının gözlerinin içine baka baka olmayan bir şeyi olmuş gibi anlatmayın, söylemeyin yazıktır günahtır ayıptır.
Başkan bey şimdilerde ise hiç bir dönemde Malatya'nın gündeminde ve imar planında olmayan sadece ve sadece şahsım başkanının hayallerinin ürünü olarak, Malatya kent tarihinin 'Eğitim Kampüsü' denilecek bölgesindeki Ticaret Lisesi ile Halk Eğitim Merkezi ek binalarının yıkılmasını projelendiriyor
(2014-2019 dönemi beş yıl Battalgazi Belediye Başkanlığı ve Büyükşehir Belediye başkanlığı seçim programında bu konu hiç zaman yoktu).
Sayın başkan bu ve buna benzer projeler ile şehrin hafızasını yok ettiğinin farkında mı acaba? Malatya'ya yeni bir tören alanı yapılacaksa, mevcut Büyükşehir Belediyesinin arkasından onlarca dönümden oluşan şu anda kamyon garajı ve AVM’nin yedek otoparkı gibi kullanılan o alan neden düşünülmez? Başkan Gürkan, şehrin geçmişini yıkıp geçerken, AVM'nin yedek otoparkının Malatya'nın tarihsel mekanlarından daha önemli olduğu mesajını mı veriyor, yoksa, sermaye ile arasını iyi tutmayı her şeyin üzerinde mi tutuyor?
Malatya Büyükşehir Belediye başkanın Selahattin Gürkan'nın dün söyledikleri ile bugün yaptıkları çok farklıdır.
Gürkan'ın bu yönetim anlayışının temelinde ise
“Her Şeyden Anlamayan, Bir Şeyden Anlamaz” diye ifade ettiği kendi vecizesi (!) ve mantalitesi ile ne iş olsa yaparım diyerek
'her şeyi en iyi ben bilirim' egosunun tavan yapması yatıyor.
Tabii, Selahattin Gürkan kamu görevi yapma makamında olmasaydı, egosunun tavan yapması sadece ailesini ve yakın çevresini ilgilendirirdi ama işin kötüsü şu ki, tavan yapan ego, Gürkan'ın konumu nedeniyle Malatya'ya etkiliyor.
Gürkan'daki benlik duygusunun giderek artması, belki farkında değildir, kendisine de zarar veriyor ama en çok da yönettiğini iddia ettiği Malatya Büyükşehir Belediyesi'ne ve Malatya'nın geçmişine ve geleceğine tehdit oluşturuyor. Çünkü on yıl sonrasını öngöremeyen bir yönetim anlayışının, bu şehrin gelecek yüz yılını planlaması ve bu konuda öngörüde bulunması ve bunun da “100 Yılın En Büyük Yatırımları Yapılıyor” diyerek pazarlanması kadar absürt bir şey olamaz.
Sayın Gürkan bilmelidir ki Malatya'yı dizayn etmek için değil, Malatya'ya ve Malatyalılara hizmet etmek için seçilmiştir.
Ancak şu da unutulmamalıdır: Şekerpare filminde olduğu gibi "Malatyalı", Bekçi Cumali gibi saf ve temizdir. Türk Sineması'na damga vurmuş Kemal Sunal ve İlyas Salman'ın üstün aklına ve keskin zeka kabiliyetine sahiptir; Malatya'ya yapılan yanlışı hiçbir zaman unutmaz.
___________
ARŞİV FOTO: (Manşette ve altta) Kernek Parkı'nın ilk hali
Kernek Parkı'nın Ahmet Çakır döneminde yapılan düzenleme sonrası görüntüleri
Kernek Parkı'nın Selahattin Gürkan dönemi düzenlemesiyle ortaya çıkacak görüntüsünün maket fotoları