Mustafa Bahadır ALTAŞ
Yeminli Mali Müşavir
mailto:[email protected]
6 Şubat 2023 günü yaşanan asrın felaketinin ardından, kimilerine göre asrın inşa seferberliği ve asrın imarı ile “yeni bir Malatya inşa ediyoruz” denilse de biz, yeni bir Malatya değil; Malatya’nın aslına uygun olarak yeniden inşa edilmesini istiyoruz.
Depremin yaşandığı ilk günden itibaren, özellikle bazı kesimlerce yaşanan yıkımın Malatya için bir fırsat olduğu ifade edildi. Yıllardır şehrin imarında ve gelişmesinde engel olduğu belirtilen yapılaşmanın, bu süreçte doğru ve sağlıklı bir planlama ve projelendirme ile ele alınması hâlinde geleceğe ilişkin endişelerin giderileceği ve arzu edilen bir şehir yapılanmasının inşa edilebileceği dile getirildi.
Deprem ile birlikte başlayan çalışmalar, özellikle şehri yönetenler tarafından “Malatya’yı ayağa kaldırdık. Şehrimizi yeniden inşa ettik. Geleceğin modern ve afete dirençli şehrini kurduk. Malatya’mızın büyüyen yükünü taşıyacak, trafiğini rahatlatacak adımlarımızı bir bir hayata geçiriyoruz.” gibi basına açıklama yapılsa da sahada, özellikle rezerv alanlarında gerçekleşen fiili durum Alcatraz Hapishanesi, Sovyet döneminden kalan "Kruşçevka" tipi apartmanları andıran fiilî durum ve hak kayıpları birçok tartışmaya neden oldu.
Geride kalan üç yıl içinde İkizce, Gelincik Tepesi ve Orduzu bölgelerinde yapılan inşaatlar sonrasında yeni yerleşim alanlarının oluşması; bu bölgelerde yürütülecek imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel altyapı hizmetleri ile eğitim, sağlık ve güvenlik başta olmak üzere tüm sosyal yaşam hizmetlerinin karşılanmasını zorunlu hâle getirmiştir.
Malatya Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde oluşan bu yeni yapılaşma ile söz konusu bölgelere belediye ve kamu hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde götürülebilmesi için mevcut belediye hizmet sınırlarının yeniden belirlenmesi, hatta Malatya merkezde üçüncü bir ilçenin daha kurulması kaçınılmaz görünmektedir.
Deprem sonrası özellikle yapılan rezerv alan inşa çalışmaları ve yerinde dönüşüm uygulamaları ile ilgili olarak, her fırsatta hiç kimse Malatya’nın aslına uygun şekilde yeniden inşa edildiğini söyleyerek kamuoyunu yanıltmaya kalkmasın diye söyledim. Çünkü an itibariyle fizikî gerçekleşmeler şekillendikçe şehir estetiği açısından gördüklerimiz ve TOKİ ihale dosyaları arasında şekillenen imar planları, şehrimize layık görülen anlayışı açıkça ortaya koymaktadır.
Bugünden sonra yapılan yanlışları düzeltmek çok zor! Fakat geleceğe umutla bakmak için yapmamız gereken çok şey var. Bunlardan biri de inşa sürecinin tamamlanması ile birlikte, doğu-batı ekseninde yaklaşık 40 kilometrelik, güney-kuzey ekseninde ise yaklaşık 20 kilometrelik bir alanı kapsamasının yanı sıra Malatya Büyükşehir Belediyesi merkez Battalgazi ve Yeşilyurt ilçelerinin nüfusunun 300 binin üzerinde olması nedeniyle yetki ve görev bölgesinin idari olarak yeniden belirlenmesidir. Bu düzenleme, ilçelerin modern bir yapı içinde şekillenmesine katkı sağlayacaktır.
Geçtiğimiz kasım ayında Malatya ziyaretinde katıldığı bir toplantıda Bakan Kurum tarafından “İkizce Bölgesi, Türkiye’nin en büyük şantiyesi” şeklinde yapılan açıklama doğrultusunda (Malatya Yeşilyurt İkizce’de 35 etaptan oluşan projede 27.628’i konut ve 661’i iş yeri olmak üzere toplam 28.289 bağımsız bölüm inşa edilmektedir) bu bölgenin gelecekte en az 150 bin nüfusa ulaşarak ilçe statüsü kazanacağı konuşulmaya başlanmıştır.
Bir şehrin tarihteki yerini belirleyen değerlerden biri de o şehirde yetişen önemli siyasi kişiliklerdir. Şehirlerin simge isimleri veya yapıları, yerleşimin tarihî, kültürel ve coğrafi kimliğini pekiştirerek marka değerini artırır. Malatya, günümüzde kayısısının yanı sıra yetiştirdiği İsmet İnönü ve Turgut Özal gibi devlet adamları ile dünyaya mal olmuş bir şehirdir.
Malatya Büyükşehir statüsü kapsamına alındığında, o tarihte kaleme aldığım bir yazımda Malatya’nın büyükşehir olarak Battalgazi, Turgut Özal ve Yeşilyurt (İsmetpaşa) olmak üzere üç merkez ilçeden oluşması gerektiğini belirtmiştim. Bu topraklardan çıkan ve dünyaya mal olmuş sembol isimlerimizin geçmişten geleceğe taşınmasının; gençlerimize iyi bir rol model olmasına ve şehre olan aidiyet duygusunun gelişip yaşatılmasına katkı sağlayacağını ifade etmiştim. Ancak o gün bu mümkün olmadı.
Bugün geldiğimiz noktada bunun için önümüzde yeni bir fırsat bulunmaktadır. Deprem sonrası oluşan fiilî durum ve Turgut Özal Üniversitesi’nin de İkizce bölgesinde bulunması nedeniyle, İkizce bölgesinin olası bir ilçe yapılması durumunda adının “Turgut Özal” olması; şehrin değerlerini koruyan ve onları geleceğe taşıyan ahde vefanın en önemli göstergesi olacaktır.
Nasıl ki mekânların bir ruhu varsa, şehirlerin de kendine özgü ruhları vardır. Çünkü bir şehrin oluşumunda en önemli faktör insandır. Malatyalılar olarak bizler, bu toprağın yeşertip tarih sahnesine çıkarmış olduğu büyük isimlere manevi borcumuzu bir nebze de olsa ödemeli; onların bıraktıkları mirasa sahip çıkmalıyız. Depremin acısını yaşadığımız o günden bugüne gelinen süreçte kaybettiklerimizi rahmetle anarak geçmişimize sahip çıkmalı ve geleceğe umutla bakmalıyız.
Turgut Özal Kimdir?
1927 Malatya doğumludur. Türkiye Cumhuriyeti’nin 8. Cumhurbaşkanı, Başbakanı, devlet adamı; Anavatan Partisi’nin kurucu genel başkanı, siyasetçi ve bürokrattır. 1983-1993 yılları arasında geçen on yıllık süreçte Türkiye siyasetinin dönüm noktalarından biri olarak Türk siyasetine “Özallı Yıllar” şeklinde damga vurmuştur.
Turgut Özal; siyasetten spora, sanattan yönetim biçimlerine kadar birçok alanda aldığı kararlar ve yaptığı reformlarla Türk siyasi tarihine damga vurmuş; başta Türk dünyası olmak üzere Orta Doğu’dan Balkanlar’a uzanan geniş bir coğrafyada hem İslam dünyasında hem de dünya siyasetinde Türkiye’nin adını ve gücünü yeniden gündeme taşımıştır.
“Ciddi hatalar yapmazsak, 21. yüzyıl Türklerin ve Türkiye’nin olacaktır.” sözünü Temmuz 1992’de, son Malatya ziyaretinde hükümet meydanında yaptığı konuşmada bir kez daha dile getirmiştir.
Özal için siyasetin zor geçtiği günlerde moral bulmak için geldiği Malatya’da miting alanında kendisine sahip çıkan hemşerilerine hitaben söylediği “Sizin Allah’ınıza kurban” sözü, Türk siyasi hayatında hafızalara kazınmıştır.
Özal Malatya’ya hizmet konusunda; Turgut Özal Tıp Merkezi, Çat Barajı projesi ve 1.Organize Sanayi Bölgesi'nin hayata geçirilmesi, üst düzey bürokraside Malatyalıların önemli görevlerde yer almasında etkin rol almıştır.
Özal, İsmet Paşa ile başlayan Malatyalılık ruhunun, Malatyalıların bedeninde vücut bulmuş hâlidir.
Turgut Özal Üniversitesi; SMMMO Başkanlığım döneminde, 2010 yılının temmuz ayında meslek yaşamımızın 20. yılı nedeniyle yapılan toplantıda, “atıl bir vaziyette bulunan, her yıl satışa çıkartılan Vagon Onarım Fabrikası arazisi üzerinde kurularak Turgut Özal Teknoloji ve Bilişim Üniversitesi ile Malatya organize sanayi bölgesi içinde tekno-kent havzası oluşumu sağlanabilinir” şeklinde yaptığım konuşmada “Turgut Özal Teknik Üniversitesi”nin kurulması önerisini de ilk defa ben gündeme getirmiştim.