Malatya'mızın daha önce yaşanmış günlerini ve yıllarını yazmamı isteyen 'Genç Kuşağa Armağan Ettiğim' küçük kitabımdaki yazılarımı bu sütunlara taşıma fırsatı veren Sayın Yalvaç ve ekibine teşekkürlerimi tekrarlamalıyım.

Bugünkü yazımda çok yakından tanıdığım ve Türkiye Cumhuriyeti'nin 8. Cumhurbaşkanı, hemşerimiz, anılarımın Turgut abisi, merhum Sayın Turgut Özal'dan kısaca söz etmek istiyorum.

Başbakan olduğu dönemde Sayın Özal bir İzmir ziyaretinde,

Ege Üniversitesi Rektörlüğünden sonra Tıp Fakültesinde bizim Radyoloji Anabilim Dalımıza da gelerek bana onur vermişti.

Sayın Özal'ı hastane girişinde karşıladıktan sonra tüm birimlerimizi ve cihazlarımızı gösterirken kendileri konu açtıkları için eski günleri de konuşmuştuk.

İsmetpaşa Nahiyesinde yaşadığımız dönemde yaz aylarında il milli eğitim müdürü ve ilköğretim müfettişleri yemyeşil doğası, içinden geçen kocaman Derme Suyu ve meyve bahçelerinin yeşillikleriyle adeta cennet gibi olan bulunduğumuz yerde bir hafta on gün kalarak dinlenmek isterler ve bu isteklerini başöğretmen babama iletirlerdi.

Onları konuk etmekten mutlu olan annem gerçek o ki, çok yorulurdu.

Önce okulun bir odası boşaltılır.

Oraya bizim evden annemlerin karyolası taşınır ve oda otel odası haline getirilirdi.

Malatya'dan gelen bu konuklara her gün meyve bahçesinde ya da dere boyunda bir yerde ziyafet verilirdi.

Yemeklerin tümünü annem evde bir yardımcısıyla birlikte hazırlardı.

Her yaz yakınlarımız ve bazı dostlarımız da gelip bizde, evimize kalırdı bir süre.

Bir yaz tatilinde de annemin çok yakın arkadaşı ve dostu Hafize Özal'ın oğlu Turgut Özal ile birlikte dinlenmek ve ziyaret için geldiklerini hatırlıyorum.

O zaman küçük olan ben gelen abinin sevecen, sık sık bana sorular soran, ilgilenen güler yüzlü bir abi oluşunu hiç unutmamıştım.

Biz Malatya'ya taşındıktan yıllar sonra bir gün Özbek Sokaktaki evimize annesi ve yeni evlendiği eşi Ayhan Hanım ile birlikte Ankara'ya gidecekleri için vedaya gelmişlerdi.

O sıralar genç kızdım, Ayhan Hanımı çok beğenmiştim.

Şık bir empirme elbise içinde güzel, sakin ve zarif bir bayandı.

1960 yılı başında Hafize Hanım Ankara'ya bir gelişinde Maltepe'de oturan oğlu Turgut Özal'da kalmıştı.

Annemle Hafize Hanım birlikte oldukları bir gün oturup konuşarak,

Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesini bitirdikten sonra karayolları genel müdürlüğünde çalışan ablamla yeğen mimar Şefik Doğan'ın tanışıp evlenmelerine karar vermişler!..

Gençler de tanışmaları sonunda kararlı oldukları için 2.04.1960 tarihinde nişanlandılar ve 19 Ağustos 1960 günü de evlendiler.

Ankara Türkocağı Nikah Salonunda yapılan törendeki toplu fotoğraf kitabımın arka bölümünde yer almaktadır.

Burada, Sayın Özal ve ailesi ile birlikteki ablamın nikahında Tıp Fakültesi 5. Sınıf öğrencisiydim.

EsinhanımdüğünfotoABLAMIN DÜĞÜNÜ, 19 AĞUSTOS 1960: Soldan sağa akrabamız İbrahim Duman ve kız kardeşi Muazzez Duman, babam Tevfik Günel, ablamın hemen yanında ben, arkada eniştem Şefik Doğan'ın annesi ve yakınları. Ablam ve eşi, arkada Korkut Özal ve Müjgan Özal, önde annem Refika Günel ve yanında Hafize Özal, Turgut ve Semra Özal, Bozkurt Özal. , Ahmet Özal ve bir yakınları kız çocuğu. Öndeki şapkalı kız çocuğu Korkut Özal'ın kızı Zehra Özal.

Rahmetli Turgut Özal'ın vefatını Karadeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalındaki konferansımdan dönerken 17 Nisan 1993 günü İstanbul Havaalanında öğrenmiştim.

İzmir'e döndüğümün hemen ertesi günü sabah uçağı ile Ankara'ya ablamlara ulaştım.

Onlarla birlikte Çankaya Köşküne Semra Hanım'a başsağlığı ziyaretine gittik.

Köşkte uzun bir ziyaretçi kuyruğu bulunuyordu. Biz de sıraya girdik.

Bayan Özal yıkılmıştı ve çok üzgündü.

Kendisine üzüntülerimi bildirirken: ''Sen bu acıyı çok erken yaşadın'' demişti bana.

Her ikisinin yaklaşık 40 yıllık gerçek ve içten bir beraberlikleri vardı.

Bilindiği gibi çoğu kez elele olurlardı.

Kabrin üzerine konulan Semra Hanımın çiçeğinde de: 'Elin elimde...' diye yazıyordu.

Değerli hemşerimiz, ülkemizin 8. Cumhurbaşkanı ve de çocukluğumun Turgut Abisi Sayın Özal'ı burada rahmetle anıyorum.

Bulunduğu yerde sonsuza dek huzur içinde olsun.