Prof.Dr. Esin Emin ÜSTÜN

(Birinci yazıdan devam)

Lise son sınıfta öğrenciler not ortalamaları 

Göz önüne alınarak edebiyat ya da fen kolunu seçebiliyorlardı. 

Fen kolunu seçmeli, pekiyi derece ile mezun olmalıydım. 

Bunu istememdeki amacım 

Tıp fakültesine girmek ve hekim olmaktı.

''İntikal 6- Fen Şubesinde'' beş kız öğrenciydik.  (Alttaki fotoğrafta, ayakta sol baştaki Esin Emin Üstün)

Neptün Güneş Malatya'nın tanınmış ailelerindendi. 

Türker Ekmekçi Malatyalı idi. 

Artemis Baran savcı olarak atanan 

Babası nedeniyle bizimle birlikteydi. 

Aysel Alptekin de çalışkan diğer bir kız arkadaşımızdı.

O yıllarda Ankara Tıp Fakültesi fen şubesini

Pekiyi derece ile bitirenleri sınavsız alıyordu.

1954-1955 öğrenim yılında pekiyi dereceyle mezun olduğum için 

Ankara Tıp Fakültesine ben de sınavsız girdim.

Ortaokul ve lisede eğitimimize ve kişiliğimize katkıları olan 

Değerli öğretmenlerimiz olmuştu. 

Onları ve bende bıraktıkları izleri hiç unutmadım.

Şimdi yaşamda olmayanların önlerinde saygıyla eğiliyor 

Son yolculuklarındaki yerlerinde 

Pırıl pırıl ışıklar içinde olmalarını diliyorum.

Öğretmenlerimizin çoğu batıdan atanan 

Önemli liselerde görev yapmış eğitimcilerdi. 

Fizik hocamız İzmir Atatürk Lisesinden gelmişti. 

Matematik hocamız Nabi Bey ise fakülteyi bitirdikten sonra 

Doktorasını Fransa'da yapmıştı. 

Derslere elindeki Fransızca kitapla girer 

Bize o kitaptan sorular sorardı. 

Amacı, mezuniyet sırasındaki zor olgunluk sınavında 

Başarılı olmamızdı.

Kimya hocamız Bahattin Ersoy İzmirliydi. 

Lisemizde uzun süre görev yaptı. 

Anlaşılması kolay ders anlatma yöntemi vardı.

Fransızca öğretmenimiz Cemile Alpar ile eşi 

Tarih hocamız Nail Alpar'ın 

Unutulmaz emekleri bulunuyordu bizde.

Yıllar sonra Alpar Hocalarla sağlık sorunları nedeniyle 

Karşılaştığımda çok üzülmüş ve yıkılmıştım.

Nail hoca lenfoma idi ve ağır klinik tablo ile bir süre 

Hastanemizde yatmıştı.

Edebiyat hocamız Mustafa Ateş fakülteden yeni mezundu. 

Dersine sınıfımızın bulunduğu koridorun başında 

Divan edebiyatından bir şiir okuyarak girerken 

Kendisini ayakta coşkulu alkışlarla karşılardık.

ARŞİV FOTOĞRAF: Atatürk Anıtı'ndan Kernek'e giden yolun başlangıcında yer alan Malatya Lisesi binasından önce aynı yerde bulunan alttaki bina ‘orta mektep’ti, 1933'ten sonra Malatya Lisesi olarak kullanılmaya başlamıştı. Ancak, ahşap olan bu bina 1944 yılında çıkan bir yangın sonucu tamamen yanınca, kapak fotoğrafındaki bina yaptırılmış, bu bina 1963 yılına kadar Malatya Lisesi olarak kullanılmış, Malatya Lisesi'nin Turan Emeksiz Lisesi (1980'lerin ortalarında yeniden Malatya Lisesi adını aldı) olarak Hasanbey Caddesi'ndeki bugünkü binaya taşınmasından sonra sırasıyla Atatürk Ortaokulu, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, en son da Battalgazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak hizmet vermişti.

Böylesi örnek ve fedakâr öğretmenlerin bize verdikleri her şey için 

Bir teşekkür yeterli olabilir mi? 

Onlara olan vefa borcunu bizler yansıra bu toplum 

Bu ulus nasıl ödeyebilir?

Bir toplumu aydınlık bir eğitimle yetişen 

Fikri hür vicdanı hür kuşaklar ancak yüceltebilir. 

Bunu sağlayan öğretmenler 

Halkın kendilerine sağladığı imkanlarla yetiştiklerinden 

Toprağımıza ve insanımıza borçlu olduklarını çok iyi biliyorlardı.

Bu borçlarını onlar fazlasıyla ödediler.

Unutulmadılar, unutulmayacaklar.

Işıklar içinde olsunlar...