Yükleniyor...
Yukleniyor

Yükleniyor

Malatya’da ‘1945- 1955’ Yılları Arasında Yaşam (IV)

Gündem

10-10-2021 tarihinde yayınlandı.

Malatya’da ‘1945- 1955’ Yılları Arasında Yaşam (IV)

Bu haberi arkadaşlarınla hemen paylaş!

..Güney Ekspresinin Malatya’ya geldiği gün ve saatte gençlerin arkadaş gruplarıyla birlikte garda tur atıp etrafı seyretmeleri sanki bir adet.. 

Prof. Dr. Esin Emin ÜSTÜN  

​Malatya’da yaşamla ilgili hazırladığım yazılarımın bu bölümle sonuna geldim.

Sitelerinde bana yer veren Sayın İsmet Yalvaç’a, değerli okuyucu ve yorumcu hemşerilerime teşekkürlerimi sunuyorum.

Ulusal bayramlar bir başka güzel ve anlamlı kutlanırdı o yıllarda Malatya’da.

Okullarda bayram hazırlıkları çok ciddiye alınır, günlerce provalar yapılırdı.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resmi geçit törenlerinde en önde bayraklı kız-erkek öğrenciler yer alır, onları trompet takımı ve izciler izlerdi.

Önemli bir mazeret dışında tüm öğrencilerin bayrama katılımı gerekiyordu.

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramında biz kız öğrenciler beyaz kısa kollu buluz ve beyaz şortlarımızla adeta kelebekler görüntüsünde gösteri yapardık.

Gösterilerin yapılacağı stadyum çok erken saatlerde hıncahınç dolar, halkımızı şortumuz ve boyu (!) asla ilgilendirmez, onlar gösterileri büyük coşkuyla alkışlar içinde izlerlerdi.

Toplumda her şey olabildiğince gerçek, düzgün ve düzenliydi.

Her kesimdeki insanın aileden gelen genetik bir asaleti, köklü bir görgüsü ve saygısı vardı.

Bize öğretilen Tanrı ile kulun arasına hiçbir şeyin giremeyeceği şeklindeydi.

Gerçek olan din insanların kendi içinde, yüreğinde Tanrı sevgisiyle birlikte yaşanır ve yaşatılırdı.

Göstermelik bir dinin, gericiliğin, siyasal İslamcılığın her yere sokuşturulması asla söz konusu değildi o yıllardaki Malatya’da.

Yazlık sinemalar havaların ısınmasıyla birlikte sezonu açar, oynayacak filimin sesli tanıtımı için bazen faytona konulan büyük afiş sokaklarda dolaştırılırdı.

Eğer çok istediğimiz bir filime gitmek istiyorsak, ablamla benim sinemayı sevmeyen babamıza epeyce dil dökmemiz gerekiyordu.

Sonunda yazlık sinemada bir loca ayarlar ve bizi götürürdü.

Güney Ekspresinin Malatya’ya geldiği gün ve saatte gençlerin arkadaş gruplarıyla birlikte garda tur atıp etrafı seyretmeleri sanki bir adet haline gelmişti.

Bu turlar trenin gelmesinden önce başlar, tren gelip hareket ettikten sonra biterdi.

Şimdi düşünüyorum da, gençler ne masum ne düzgün bir zaman geçirme ortamı yaratmışlar kendilerince o zaman.

Elektrikli ütülerin olmadığı dönemde içine odun ateşinin korları konularak kullanılan ağır demir ütüler vardı.

Etrafa verdiği ısı ve de ağırlığı nedeniyle yazın ütü yapmak gerçek anlamıyla bir tür eziyetti.

İç çamaşırlar dahil her şeyi ütülemeye meraklı annem dağ gibi yığılmış şeyleri ütülemek için saatlerce uğraşır dururdu.

Ütü günü annemizin sinirli olması bizim ortalıktan kaybolmamıza neden olurdu.

Kışlık önemli erzaklardan olan kavurma, salça, tarhana, erişte, bulgur ve sebze kurusunu (külah) yazdan hazırlardık.

Genellikle ağustos ayı ortalarında iyice yıkanmış buğday kazanda odun ateşinde kaynatılır, kıvamını bulduğunda evdeki toprak damlara serilen temiz hılaların üstüne yayılarak birkaç gün kurutulurdu.

Kuruyan buğdayın bulgur olması için değirmenlerde öğütülmesi işlemi başlardı.

Önceleri kullandığımız su değirmenlerinin yerini bir süre sonra elektrikli değirmenler aldı.

Kış için hazırlanan gıdalar kapsamında tereyağı ve peynir de vardı.

Her ikisini de bize oğlu annemin Fırat İlkokulunda öğrencisi olan ‘Manifer Usta’ sağlardı.

Özel tulumlarında getirilen tereyağı eritilip işlemlerden sonra tenekelere konur, peynir de yıkanıp tuzlandıktan sonra büyük küplere basılırdı.

Hatırladığım kadarıyla Malatya’da o yıllarda kışlık sinema olarak ‘İstanbul Sineması’ ve ‘Şehir Sineması’ bulunuyordu.

Hafta sonları İstanbul Sinemasının üst katı bayanlara, alt katı da erkeklere ayrılırdı. Annemden izin alarak bazen kız arkadaşlarımla birlikte cumartesi günleri öğrenci matinesine giderdik.

Ayhan Işık ve Gülistan Güzey’in birlikte oynadıkları filmlerde çok duygulanır, duygu yoğunluğunu uzun süre gecemize gündüzümüze taşırdık…

Memleketim Malatya ile ilgili yazılarımı şu cümlelerle bitirmek istiyorum.

Biz, o yıllarda ülkemizin geleceğini oluşturan ‘Genç Kuşağı’ temsil ediyorduk.

İsteklerimiz sınırsız, yersiz ve ölçüsüz değildi.

Ne istediğimizi biliyorduk.

Sabırlıydık, saygılıydık ve her tür sorumluluğun bilincindeydik.

Ülkemizi, Cumhuriyetimizi ve Devrimlerimizi sonsuza kadar sahiplenmeye söz vermiştik.

Yaşamdaki renklerin siyah ya da beyaz olmadığını, ara yerde farklı renklerin de bulunabileceğini daha o yaşlarda öğrenmiştik.

Sonuç olarak:

Olgunlaşmayı erken başarmış, ayağı yere basan, güveni yüksek,

Fikri ve vicdanı özgür, aydın bir genç kuşaktık.

Ne mutlu bize ki böyle başladık, böyle yaşadık ve böyle yaşamaya da devam ediyoruz.

UYARI: Sitemizde çoğunlukla muhabir arkadaşlarımızın imzalarıyla ya da mensubu oldukları basın kuruluşları kaynak belirtilerek yayınlanan üstteki haber benzeri araştırmalar, haberler, röportajlar, maalesef “emek hırsızı” –özellikle de biri sürekli olmak üzere- sözde bazı internet yayıncıları tarafından, ya aynen ya da küçük bazı değişiklikler yapılarak, kendi özel araştırmaları ya da haberleriymiş gibi kendi yayın organlarında yayınlanabilmektedir. Haber kaynağıyla ya da araştırmasıyla, istihbaratıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, sadece gerçek gazetecilerin ‘kamuoyunun bilgisine sunulmuş’ emeğinin üzerine ‘çöküp’, gazetecilik- habercilik yaptıklarını zanneden ve böylece kamuoyunu da aldatanların bulunduğuna bir kez daha dikkat çekerken, söz konusu unsurları da ‘gerçek gazetecilerin emeğini çalmamaları’ konusunda uyarıyoruz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.
Subscribe
Bildir
guest
15 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Gul

Memlet dediğin Malatya gibi olmalı biz o günleri görmedik ama eski halide güzel

suat Canbay

Degerli hocam elinize,kaleminize,yüreginize saglık.

Hasan

En çokta şaşırdığım şey bunların %90 ının yok olup örf adet gelenegimizden kültürümüzden uzaklaştıran akp hala Malatya’da %70-80 oy alıyor bu ne perhiz bu ne lahana turşusu anlamadım arkadaş

ali

toplumumuz ileriye gittiğini zannediyor ama gitmedi bir çok değerlerini kaybetti

44malatya

Malatyamizda 1940 1990 kadar tekel seker
Mensucat fabikalari vardi en az 10 bin kisi
Calisiyordu arti demir yollarindan en az 150
Kisi caliyordu malatyada renkli can melek sehir Istanbul buyuk sinamalar vardi bu yatirimlardan sadece seker fabrikasi kaldi ve bir sinama kaldi soylenecek soz malatyanin o guzeligi kalmadi kalan guzeligi
Yesiligi havasi suyu

Levent

60’lı yıllarda Bayram gösterilerini izlemek için stadyuma giderdik.Bazen yer bulamayıp üzüntü içinde geri dönerdik
Hocam kaleminize sağlık.

Gul

İnönü stadı

Mehmet Hanifi Yapar

Ah hocam ah nerelere götürdün beni. Cumhuriyet Bayramlarında Tekel tütün fabrikası, Mensucat fabrikası, TC devlet demir yolları her biri fabrikalarının ve kuruluşlarının önünde bizlerin tak diye bildiğimiz çok güzel görseller yaparlardı. Eski belediyenin oradan istasyona kadar bir mahale arkadaşlarla gider gelirdik. Kışla caddesinden istasyona kadar ana baba günü olurdu. Fener alayına eşlik ederdik. Sayın hocam bir de eski kasap pazarı bitiminde şimdiki Pamuk Han’ın Teze camisine bakan kısmında kışlık şark sineması, Mensucat Fabrıkası’nın da kışlık sinama salonu vardı. Yıkılan belediye binasının yanında şimdiki Hükümet konağı’nın girişinin sol tarafında yeni melek kışlık sınaması vardı. Sayın hocam hatıralarınızın ve yazılarınızın devamını beklerim diğer yazılarınızı da ilgiyle okudum. elinize kaleminize sağlık

Milliyetçi Malatyalı

Cumhuriyetimizin ilk yillari ve Malatyamizin altın çağı..

MUSTAFA

Hocam geçmiş yılları arar olduk.

Din istismar alanı oldu. Her siyasi çıkarı için istediği gibi kullanır oldu.

Zaten sosyolojik ve etnik yapı tamamen bozuldu.

O yıllar bir daha asla gelmez.

baba

Her halde Malatya’da, sizi elli yıldır tanıyan bir ben kalmışımdır, Sağlıklar dilerim.

Enver KALAYCIOĞLU

Değerli Hocam…Daha önceki yazılarınızı da zevkle okudum…1960 lı yıllarda sözünü ettiğiniz güzellikleri yaşadım…Sevgi Saygı ön planda idi.Bana ne diyen toplumsal sorumluluk almayan insan göremezdiniz.1970 lerde de devam etti.Velhasılı herkesin haddini bildiği yıllardı.Özlüyoruz….Teşekkürler…

Cumhuriyet-i El Aziz

Cumhuriyetin güzel yılları, Malatya’nın en güzel yılları

Murat

Değerli hocam, daha önceki yazılarınızla birlikte bu yazıyı büyük bir zevkle okudum. Yazılarınızdan anlaşıldığı üzere 1950-1980’li yıllarda Malatya daha güzel ve yaşanır haldeymiş. Bugün 40-70 yaş arasındaki kuşak geçmişe büyük özlem duyuyor. Çünkü son 40-50 yılda Malatya eski güzelliğinden çok şey kaybetmiş. Emeğinize, kaleminize, yüreğinize sağlık..

Hakan özbek

Teşekkürler

  • Spor Toto Süper Lig
  • Tff 1 Lig
Takımlar O G B M A Y Av P
Trabzonspor 10 7 3 0 20 9 11 24
Hatayspor 10 6 2 2 19 8 11 20
Beşiktaş 10 6 2 2 20 12 8 20
Alanyaspor 10 6 2 2 16 15 1 20
Fenerbahçe 10 6 1 3 14 11 3 19
Fatih Karagümrük 10 5 3 2 16 12 4 18
Konyaspor 10 4 5 1 14 9 5 17
Galatasaray 10 5 2 3 15 14 1 17
Altay 10 5 0 5 16 16 0 15
Adana Demirspor 10 3 4 3 15 15 0 13
Başakşehir FK 10 4 0 6 13 13 0 12
Gaziantep FK 10 3 3 4 12 14 -2 12
Yeni Malatyaspor 10 4 0 6 11 17 -6 12
Sivasspor 10 2 5 3 14 12 2 11
Kayserispor 10 3 2 5 13 17 -4 11
Giresunspor 10 2 3 5 6 10 -4 9
Antalyaspor 10 2 3 5 11 16 -5 9
Göztepe 10 2 2 6 9 14 -5 8
Kasımpaşa 10 1 3 6 10 16 -6 6
Çaykur Rizespor 10 1 1 8 8 22 -14 4

Malatyahaber.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

MalatyaHaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı MalatyaHaber sorumlu tutulamaz...